Gaip_ten Bir Ses Ruhumu Okşuyor / 2

  • Yazdır

Doğduğun günden beri yaşadığın saray hükümdarın

Nedir ki içinde saltanat sürmekte hükümsüzlüğün
Nedir ki aşinalara alışkın ruhun ölümsüzlüğü
Nedir ki ; o gaip-ten ruhumu okşayan ses
Yazık ki ; o anlatılamayan gizli cinayetlere yazık

 

Üstümde sema ruhumda ahlak duygusu aşk
Dökülen yıldızlar pare pare ,can cana pervane
Yansıyor güneş ,bir katre-i damla ki ırmağı
Kamışından koparılmış ney sesinde üfleyiş

 

Görünür görünmezliğe çaresiz dil ve alem
Doğrunun doğrusu değil mezar ile insan
Yaprağına damlası düştüğü günün paresi
bağrına basıpda bekleyen toprağın neftası

 

Geçip giden yıllar yüzümde çizgiler teşne
Bunca girift bilmeceler tomurcuklar heveste
Heybem yük dolu sermayem hüzün parçalar
Karabasan bataklığım artık sanada paydos

 

Beklenen baharın kuru umitleri üşüyor tuz buz
Bir mecnun bir leyla geçiyor kapıdan sus pus
Saçlarımı okşayan istemem ne taç ne saray
Ruhumun cenneti hayrete uyanmakda göz göz

 

Bir doğuş bir batış hayat tanığım köz köz
Bir ses bir ses uzaklardan yorgun gelen es
Çağrılan süslü bebek istikamet toprak tabu
Bekler kapıda cansız at kendini duymaz töz

 

Bahara alışkın bedenim , ölen ruhum değil
İstenmeyen batışlar güneşe vurgun değil
Yükseliyor yer ki , yer-gövdem yerde değil
Gözlerimi kapattığım dünyam artık benden değil

 
Gülay GÖKTÜRK
  

Son Güncelleme: Çarşamba, 14 Mart 2012 00:47