Sergüzeşt

  • Yazdır

 

Lodosa tutulmuş palamuttum.

Eğretiydim denizde karaya vurdum.

Yaşamın sonu mu bu? Belki de başıydı karaya vuruşum.

Yaşamı sil baştan kurmaya durmuştum.

Avrupa Birliğine “entegre”olmuştum. .

 

Gerçi lodostan kurtulmuştum,

Lodosu aratan bir poyraza tutulmuştum.

Umurumda değildi, tabulardan kurtulmuştum.

Seviniyordum. Alt kimliğimi de bulmuştum.

Bakamadım ardıma. Denizi unutmuştum.

Aklımla gönlümün buluştuğu yeri mi bulmuştum?

 

Ağzım açıktı. Zor nefes alıyordum.

Eğreti bile değildim; bir başkaydı bu diyar.

Demokrasi için değersizleştirilmişti milyonlar.

Öldürülerek özgürleştiriliyordu insanlar

 

Zar zor dikildim. Ayağa kalktım

Bir martı beni kapacak sandım.

Bir araba geçti üstümden

Asfalta yapıştım kaldım.

Toz toprak içindeydi üstüm başım.

Yara bereydi her yanım.

Umurumda değildi baskıdan kurtulmuştum.

Özgürlükle demokrasinin kesiştiği yeri bulmuştum.

 

Son kez döndüm arkama. Ben ne yapmıştım?

Kıyıya vuruyordu dalgalar.

Rüzgârın savurduğu damlalar,

Islak tuz kokusu, özgür martılar,

Yosunlar ve onurlu bir yaşam;

Hepsi geride kalmıştı..

 

Zor attım kendimi karşı kaldırıma.

Bir otobüsün rüzgârı yüzümü yaladı.

Bir kedi, bir sokaktan çıktı. Beni yakaladı.

Bir süre gittim kedinin ağzında.

Bir arabanın altında kalıyordu kedi.

Ayağına dolaştım. Beni bıraktı, kaçtı.

 

Upuzun yatıyordum bilmediğim bir sokakta

Özgür müydüm alabildiğine?

Biri üstüme bastı, o da düştü.

Özgürlük sandığım kara bir düştü.

Düşenin üstüne basılan bu yerde

İnsanca bir şey aradım; ama nerde…

 

Dudağımı ısırdım. Acıyla güldüm.

 

Lodosa tutulmuş, benliğimi unutmuştum.

Parlak ışığa dönüp, karaya vurmuştum.

Özgürdüm. Alt kimliğimi bulmuştum.

Lodostan kurtulmuş, poyraza tutulmuştum.

 

Tersyüz edip gerçeği, tarihimi silmiştim.

Onurumu yok etmeyi çağdaşlık bilmiştim.

 

Atam denizde dirilmişti,

Ben çamurda boğuldum.

Ender Erdemil.