Albert Einstein Diyor ki:
 
Genelde insanlığın kaderi, hak ettiği olacaktır.

 

 


Bir Ölünün Günlüğü-6

  • PDF
  • Yazdır
  • e-Posta

 

Güneşin batmasına yakın pansiyona döndü, tabii yürüyerek. Bu küçük kasabada binebileceği bir vasıta ne gezer. Çok yorulmuştu, bir an önce yatmak istiyordu, yatar yatmaz da uyuyacağını sanıyordu. Öyle olmadı.

Günlüğü okumak ona ölümü, mezarlıklar ise ölüleri hatırlatıyordu. Ölmüş tanıdıklarını, akrabalarını gözünün önüne getirdi, onlarla ilgili hatırında kalan hatıraları bir kere daha yaşadı. Kafası allak bullak olmuştu, tek bir konuda odaklanamıyor, zihni oradan oraya atlama yapıyordu. Ruhunun geçmişteki dingin halini özlemle andı. Nasıl anmasın? Hele bu yaşa gelinceye kadar yaşadıkları karşısında, o geçmişteki dinginlik ona sihirli bir dünya gibi geliyordu. Mukadderatındaki yani yazgısındaki garabetten, şimdi nasıl kurtulabilirdi? Bir yol, bir yöntem bulmalıydı.

Boğucu bir gece vaktiydi. Vücudunun her tarafı yapış yapış. Alel acele giysilerini çıkarıp duşa girdi, suyun hışırtısı hoşuna gitti, tabii verdiği serinlik de. Yıkandıktan sonra kurulanırken hıçkıra hıçkıra ağladı sebepsiz yere. Üzücü bir olay olmamıştı, geçmişe ait üzücü bir anı da aklına gelmemişti, öyleyse bu hıçkırıklar neden? Yoksa doktor gibi o da mı delirecekti?

Ağlamak iyi geldi, rahatlamıştı, göz kapakları kapandı ve uyudu.

● ● ●

BİR ÖLÜNÜN GÜNLÜĞÜ

19 Ağustos

Doktor, Gül'ü sık sık ziyaret ediyormuş. Bu gidişler sadece cinsel dürtülerini tatmin etmek için değilmiş; onun yanındayken huzur buluyor, mutlu oluyormuş. Saatlerce kalmak istese de işi buna engel oluyormuş. Gidişleri önce haftada birken sonra haftada üçe-dörde çıkmış.

21 Ağustos

Çılgınca bir düşünce dolanıp duruyormuş kafasının içinde. Feleğin çemberinden geçmiş bu adam, daha çocukken yerinde duramaz, hiçbir şey yapmasa duvarları tırnaklarıyla kazırmış. Kısacası hiperaktif bir çocukmuş, bir şeylerle meşgul edilmeliymiş, yoksa kontrol edilebilmesi çok zor hatta imkansızmış. Gül'ü içinde bulunduğu bu hayattan çekip almak istiyormuş. Gerekirse onunla evlenebilirmiş. Gül'e bu düşüncesini açıp birlikte yaşamayı teklif edince “Hayır” cevabı almış.

27 Ağustos

Dünyada yaşarken zaman, bana dedi ki:

-Aptal şey, beni harcadığını sanıyorsun; oysa tam tersi: Ben seni harcıyorum. Çünk ben hep vardım ve hep var olacağım. Ya sen?

28 Ağustos

İhbar ediyorum: Vuslat, aşkın katilidir. Gönül gözümle gördüm, kesin delillere sahibim.

3 Eylül

Gül, doktora neden hayır demişti? Çünkü korkuyormuş. Daha önce işi bırakmak isteyen iki arkadaşı bunu canlarıyla ödemişler. Kötü yola düşürdükleri kadınları satan üçlü çete, diğerlerine kötü örnek olur diye bu yolu seçmiş. Yoksa onun da doktora karşı bir eğilimi varmış. Bu adamlar, sadece ona değil, doktora da zarar verebilirlermiş.

Doktor onun hayır demesine rağmen umudunu hiç yitirmemiş ve her gittiğinde teklifini yinelemiş.

4 Eylül

Hiçbir insan kendi de değildir, “tek bir insan” da değildir. Her insan, diğer insanlardan farklı farklı özellikler almış “çoklu” bir insandır. O nedenle aynı kişi hem kıskanç hem cömerttir, hem merhametli hem gaddardır, hem iyi hem kötüdür, hem.... Yani bir adam hem Sokrat hem de onun idam fermanını imzalayan yargıç olabilir.

Bu sözler belleğine tabancadan fırlayan bir kurşun gibi gömüldü kaldı.

● ● ●

Devam edecek...

 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

Destan Romanlar

YARDIMSEVER AVCI
Kazak Türklerinin Kambar Batır Destanı, 96 sayfa
Temin Adresi:
22 Kitaplık Setin Kampanya Fiyatı: 45 TL  

Sitemiz Facebookta

Joomla Templates and Joomla Extensions by ZooTemplate.Com

Ziyaretçi İstatistikleri

mod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_countermod_vvisit_counter
mod_vvisit_counterBugün3538
mod_vvisit_counterDün4513
mod_vvisit_counterBu Hafta11782
mod_vvisit_counterGeçen Hafta43113
mod_vvisit_counterBu Ay119455
mod_vvisit_counterGeçen Ay235290
mod_vvisit_counterToplam22196922

Şimdi: 51 misafir var.
IP: 34.239.179.228